Menü
  • Ana Sayfa
  • Tüm Şiirler
  • Sizden Gelenler
  • Şairler
  • Yeni Şiirler
  • En İyi Şiirler
  • İletişim
Üyelik Paneli
  • Üye Ol
  • Şifremi Unuttum
Son Eklenen Şiirler
  • Sol Anahtarının Çengelinde
  • Yüzyılın Aşkı
  • Ne Güzeldir, Pendik te Zaman
  • Daha On Yaşındayım
  • Hasret Zehirli Yılan
  • Baban Mı Derler
  • İşte benim Sevgim
  • Her Nefeste Desem
  • Uzay Ve Dünya
  • Toplam Şiir : 27914
  • Toplam Şair : 4521
Dost Siteler
 
  • Duygusal Çocuk
  • Sevgiliye
  • Forum
  • Sensiz Kaldım
  • Rüya Tabirleri
  • Oyun Yerimiz
  • Ders Yerimiz
  • Kadınca
  • Onun Doğuşu ve Demirhane Bacası

    Demirhane bacası ki
    yağmurda ümitsiz ve müntekim
    dururdu.
    Ve rüzgâr ki kendini
    kaldırıp kaldırıp demirhane bacasına vururdu.
    Ve siyah bir yelken gibi gece rüzgârdayken,
    sahip değilken ağaçlar dallarına, kuşlar kanatlarına,
    ve çekerken karanlıktan yıldırımları toprak,
    insanlar ve âletler bırakıp kaldırımları
    derin uykulardayken
    bir zemin katında bir çocuk doğdu.
    Yıldızlar teker teker
    deste deste yandılar.
    Yıldızlar, onun çocuk gözleri gibi aydınlık
    ferah veren
    kerim olandılar...
    Demirhane bacası
    ışıyıp gülümsedi,
    dedi :

    « ? Zemin katında doğan bil ki o dur.
    Rehber ve delil ki o dur.
    Fikri derin, şefkati gani, gazabı yamandır,
    âletsizlerin oğlu,
    âletsizlere âlet verecek olandır.
    O, onların içinde, onların önünde o,
    matem gecesinde, kavga yerinde, bayram gününde o.
    Ve o her yanından ana kucağı gibi
    saracaktır onları.
    Ona ram olacak dört kadim unsur :
    âteş ve toprak, rüzgâr ve yağmur.
    Ve körler hikâyesinin son babını
    o, tekmil ettirecektir.
    Yazacaktır insanoğlu öz kitabını
    bilerek
    isteyerek.»

    Sustu demirhane bacası.
    Söküyor şafak.


    Oy Ver :

    1 2 3 4 5


    Arkadaşına Gönder     Yazdır
    Şair : Nazım Hikmet // Aldığı Oy : 0 // Okunma : 43
    Copyright © 2009 ŞiirSeli.Com